Torrey Canyon
Torrey Canyon, 1960’lı yıllarda gerçekleşen ve deniz kirliliği literatüründe dönüm noktası kabul edilen büyük bir petrol sızıntısına yol açan süpertankerdir. Geminin kazası, hem çevresel koruma yasalarının sertleşmesi hem de uluslararası denizcilik standartlarının yeniden yapılandırılması sürecinde kritik bir katalizör görevi görmüştür.
Gemi, başlangıçta 1959 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde 60.000 tonluk kapasiteyle inşa edilmiş; daha sonra Japonya’da gerçekleştirilen genişletme çalışmaları sonucunda kapasitesi 120.000 tona çıkarılmıştır. Teknik özelliklerine bakıldığında gemi, 297 metre uzunluğunda, 38,2 metre genişliğinde ve 20,9 metre derinlikte tasarlanmıştır. Kaza anında mülkiyeti Union Oil Company’e bağlı Barracuda Tanker Corporation bünyesinde bulunan tanker, BP tarafından kiralık olarak kullanılmaktaydı.
20 Mart 1967 tarihinde Kuveyt’ten aldığı yükü Kanarya Adaları’na taşımak üzere yola çıkan gemi, rotası üzerinde yer alan Pollard kayalıklarına çarparak batmıştır. Bu çarpışma sonucunda meydana gelen petrol sızıntısı, o dönem için kaydedilmiş en büyük deniz kirliliği felaketi olarak tarihe geçmiştir. Oluşan kirlilik, kıyı bölgelerinde ve deniz ekosisteminde geniş çaplı tahribatlara yol açmıştır.
Torrey Canyon faciası, tanker taşımacılığında güvenlik önlemlerinin yetersizliğini açıkça ortaya koymuş ve uluslararası düzeyde daha sıkı denetimlerin getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu kaza sonrası denizcilik dünyasında önemli bir dönüşüm yaşanmış; Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından kabul edilen MARPOL (Maritime Pollution Code) protokolü hayata geçirilmiştir. MARPOL, günümüzde gemilerin denizlere çevresel zararlar vermesini önlemek amacıyla uygulanan temel uluslararası standartlar bütünüdür.
Görsel Kaynağı: Wikimedia Commons