
Bugün, Tesla için bir dönüm noktası olabilir. Birkaç saat sonra, Tesla, Austin, Teksas’ta doğduğu şehirde, direksiyonu veya pedalı olmayan, kameralar ve yapay zeka kullanarak dünyayı gezen küçük, altın rengi, iki kişilik bir sedan olan “Cybercab”ı piyasaya sürecek.
Şirket, lansmanın tam olarak neyi içereceğine dair henüz bir açıklama yapmadı. Bu, şehir merkezinde sınırlı bir alanda yolculuk imkanı sunan birkaç araç olabilir veya daha büyük ve kapsamlı bir etkinlik de olabilir.
Tesla, kesinlikle bu ikinci senaryoyu hedefliyor gibi görünüyor. Lansman öncesinde, Tesla onlarca (belki de daha fazla) Cybercab’ı Austin ve diğer birçok ABD şehrinde sergiledi. Bu yazının yayınlandığı sırada, Teksas’ta 420 adet otonom araç kaydı mevcut durumda. otomatik araç takip sistemi
Tesla yapay zeka bölümünün başı Ashok Elluswamy, yakın zamanda X platformunda yaptığı bir paylaşımda, “sokaklar artık aynı olmayacak” ifadelerini kullandı. Bir başka kullanıcı, Tesla’nın “Austin’i sel gibi istila etmeye hazır” yorumuna, CEO Elon Musk’ın “Evet” cevabını verdiği belirtildi. Çarşamba gecesi ise Musk, yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir fotoğrafta Cybercab’in şehri devasa bir toz fırtınasıyla birlikte yuttuğunu paylaştı.
“Cybercab Fırtınası” başlığıyla paylaşılan bu gönderiler, lansman öncesindeki şirketin daha temkinli ve güvenli mesajlarından farklı bir yaklaşım sergiliyor. Musk ve diğer Tesla yöneticileri, robotaxi hizmetlerinin güvenliği adına daha önce dikkatli bir yaklaşım benimsediklerini belirtmişlerdi, ancak bazen potansiyel başarısızlıkların kamuoyundaki algısı konusunda endişeli oldukları da gözlemleniyordu.
Ancak, lansman stratejisinin anlamı, sonuçlarıyla aynı değil. Tesla’nın Cybercab etrafında başarılı bir robotaxi ağı kurabilmesi, şirketin otomobil üreticisinden yapay zeka ve robotik şirketi haline geldiğinin ilk somut kanıtını sağlayacaktır.
Musk’ın favori benzetmelerinden biri olan “çatal yol” metaforu bu an için oldukça uygun. Bu ifadeyi, 2022 yılında Twitter çalışanlarına gönderdiği bir e-postada, şirkette kalacakları veya ayrılacakları konusunda bir ultimatum verirken kullanmıştı. Ayrıca, DOGE’nin başına geçtiği ve federal hükümet çalışanlarını işten çıkarma sürecinde de bu benzetmeyi kullanmıştı.
Musk, bu metaforu o kadar çok seviyor ki, 2022 yılında Burning Man etkinliğinde dev bir “çatal” heykelini yaptırmış ve daha sonra bu heykeli Tesla ofisine taşımıştı. Cybercab, Tesla için bir “çatal yol”. Bu ya şirketin kentsel ulaşımı tamamen değiştireceği an, ya da Tesla’nın tüm çabalarına rağmen aslında sadece bir otomobil üreticisi olduğu ortaya çıkacağı an.
Musk ilk olarak 2024 yılında Hollywood’daki bir film setinde Cybercab’ı tanıtmıştı. Ancak bu fikrin kökenleri daha da eski.
Musk, Tesla’nın tamamen otonom araçlar geliştirebileceğinin yolunu açmak için on yılı aşkın süredir çalışıyordu. Hatta 2016 yılında, tüm Tesla üretimlerinin yazılım güncellemeleriyle tamamen otonom hale gelebileceğini ve bu araçların sadece doğru yazılım güncellemesine ihtiyaç duyduğunu iddia etmişti.
Ancak bu gerçekleşmedi. Tesla, bu açıklamanın ardından araçlarının donanımını defalarca değiştirdi ve Musk, milyonlarca aracın otonom hale gelmesi için bir tür donanım yükseltmesine ihtiyaç duyacağını itiraf etti.
Bununla birlikte, Tesla sürekli olarak sürüş otomasyonu yazılımı geliştirmeye devam etti. Şirket, temel sürüş asistanı sistemi olan “Full Self-Driving (Supervised)” sistemini geliştirerek sürekli olarak iyileştirdi. Ancak bu sistem, sürücü destek sistemidir ve sorumluluk hala sürücünün üzerindedir.
Cybercab’ın tüm bunları değiştirmesi bekleniyor. Bu araç, Tesla’nın daha uygun fiyatlı elektrikli araçlar üretmek için geliştirdiği yeni bir platformun ürünüdür. Şirket, Model 3 ve Model Y gibi en başarılı modellerinden elde ettiği bilgileri kullanarak, üretim maliyetini yarıya indirecek yeni bir platform geliştirmişti.
Ancak Musk’ın biyografisi ve yapılan haberler, Musk’ın tamamen otonom sürüşe bu kadar odaklandığı için manuel olarak sürülebilen bir araç geliştirmekten vazgeçtiğini gösteriyor. Bunun yerine, Musk tüm odağını iki kişilik robotaxi olan Cybercab’ı güçlendirecek yeni platforma yöneldi.
Nisan 2024’te, Cybercab’ın tanıtımından aylar önce, Musk Tesla’da büyük çaplı işten çıkarmalara onay verdi. Bu hamle, “otomasyon için tüm gücümüzü kullanıyoruz” ifadesiyle gerekçelendirildi.
“Diğer her şey, at arabasının farklı versiyonları gibi,” ifadeleri kullanılarak yapılan bu açıklama, şirketin geleceği hakkında önemli ipuçları veriyor.
Tesla, ilk olarak geçen Haziran ayında Austin’de Model Y SUV’lerinin modifiye edilmiş versiyonlarını kullanarak Robotaxi programının ilk testlerini başlattı. İlk aylarda, şirketin bir çalışanı aracın ön koltuğunda (bazen direksiyon başında, bazen de yolcu koltuğunda) bulunuyordu ve herhangi bir sorun olması durumunda aracı durdurabiliyordu.
Ancak süreçte bazı sorunlar yaşandığı da belirtiliyor. Tesla, Austin’de başlattığı Robotaxi pilot programından bu yana onlarca küçük kazanın meydana olduğunu bildiriyor. Bu kazaların çoğu, hareketsiz nesnelere çarpmalarla sınırlı kalırken, bazı durumlarda ise teleoperatörler aracın düşük hızlarda hareket etmesini sağlıyor.
Şirket, bu Model Y tabanlı sistemi diğer şehirlere de yaydı. Ancak geçen yıl, lansmanında büyük beklentiler yaratan bu ağ, istenilen performansı gösteremedi. Temmu ayında, şirketin robotaxi ağının sağladığı ücretli kilometre sayısının aslında gerilemeye başladığı açıklandı.
Ancak bu durum, Tesla’nın hedefi olan geniş bir robotaxi ağı kurmak için Cybercab’a ihtiyaç duyduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Cybercab, maliyet odaklı bir tasarım ile üretildi. Daha küçük boyutu, daha hafif yapısı ve daha düşük kapasiteli bataryası sayesinde diğer Tesla modellerine göre daha uygun fiyatlı olması hedefleniyor. Daha düşük üretim maliyeti, şirketin kar elde etme potansiyelini artırıyor.
Bu durum, Tesla’nın en sadık hayranlarını heyecanlandırıyor. Waymo’nun en yeni “Ojai” vanlarından daha az sayıda robotaxi üretmek için harcadığı miktarın, Cybercab ile çok daha fazla araç üretebildiği görülüyor. Bu durum, robotaxi pazarında rekabetin zaten Tesla tarafından kazanıldığına dair bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Musk’un da bu görüşü paylaştığı belirtiliyor. Bir kullanıcının, bu durumu gösteren grafiksel bir temsili paylaşması üzerine Musk, “bu sadece Cybercab’ın operasyonel verimliliğini hesaba katmıyor” yorumunu yaptı.
Ancak dikkate alınması gereken bazı önemli noktalar da bulunuyor. Tesla, şu ana kadar robotaxi ağını yalnızca belirli şehirlerdeki sınırlı bir alanda faaliyet gösteriyor. Bu durum, Waymo’nun 4000 robotaxisinin bulunduğu daha geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren sistemlere kıyasla daha az sayıda farklı sürüş senaryosuyla karşılaşılması anlamına geliyor. Daha az sürüş ve daha az farklı sürüş senaryosu, sürücülerde potansiyel sorunların tespit edilmesini ve bu sorunların sosyal medyada paylaşılmasını veya yetkililere bildirilmesini zorlaştırıyor.
Ayrıca Tesla’nın filosunun Model Y SUV’lerden oluşması da, diğer robotaxi hizmetlerine kıyasla daha az dikkat çekici bir görünüm sağlıyor. Cybercab’ın tanıtılmasıyla birlikte bu durum değişecek ve potansiyel sorunlar daha kolay tespit edilecek.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın