
Önceki gün, Trump yönetimi, yurt dışından getirilen dronlara %100 gümrük uygulamaya karar verdi. Bu durum, kamu güvenliğini olumsuz etkileyeceği ve binlerce ABD şirketine zarar vereceği uyarısında bulunan eleştirmenlerin tepkisini çekti.
ABD Gümrük ve Sınır Koruma’nın yayımladığı bilgilere göre, uygulamaya konulan yeni düzenlemeyle birlikte, termal görüntüleme özelliğine sahip veya 55 pounddan ağır olan dronlara %100 gümrük uygulanacak. Ayrıca, daha küçük dronlar için %25 oranında bir gümrük vergisi getirilmiş olup, ABD’nin müttefik ülkelerinden gelen dronlarda da benzer şekilde yüksek oranlı vergi uygulaması bulunuyor. Örneğin, İngiltere yapımı dronlara %10, Avrupa Birliği, Japonya, Liechtenstein, Güney Kore, İsviçre ve Tayvan gibi ülkelere ait dronlara ise %15 gümrük uygulanacak. Termal görüntüleme özelliğine sahip olmayan “hassas olmayan” dronlar ve bu dronların parçaları için ise %25 oranında bir gümrük vergisi uygulanacak.
Başkan Donald Trump, bu uygulamanın ABD’nin ulusal güvenliğini artıracağını savunarak, yurt dışından getirilen dronlara vergi getirilmesinin, Çin yapımı dronlara olan bağımlılığı azaltıp, yerli üretimi teşvik edeceğini belirtti. Ancak, eleştirmenler, Trump’ın yaklaşımının “kısa görüşlü” olduğunu savunuyor ve bu durumun kamu güvenliği açısından daha fazla zarara yol açabileceği konusunda uyarılar yayınlıyor.
New York Times gazetesinin haberine göre, dünyadaki ticari dronların %70’inden fazlasını üreten Shenzhen merkezli DJI adlı bir şirketin varlığına dikkat çekilirken, Trump’ın uygulamasının “beklenenden daha kötü sonuçlar doğurabileceği” vurgulandı. Termal görüntüleme özelliklerine sahip dronların, kayıp kişilerin bulunması, orman yangınlarının takibi ve polis operasyonlarında kullanılması gibi kamu güvenliği açısından kritik öneme sahip uygulamalarda sıklıkla kullanıldığı belirtildi.
Cleveland bölgesindeki birimlerde görevli polis ve itfaiyecilerden oluşan Scott Mlakar adlı yetkili, New York Times’a yaptığı açıklamada, Trump’ın uygulamasının “korumacılık” amacını taşıdığını ve ABD üreticilerinin rekabetini artırmak amacıyla yapıldığını savundu. Ayrıca, Trump’ın oğulları Eric ve Donald Trump Jr.’nin de ABD merkezli drone şirketlerinde yatırım sahibi olduğu bilgisi paylaşıldı.
Eleştirmenler, özellikle LiDAR (Hafif Algılama ve Menzil Bulma) sensörlerine sahip dronların kullanımının kısıtlanmasının, kamu güvenliğini olumsuz etkileyeceği konusunda uyarıda bulundu. Bu tür dronların, çarpışmayı önleme gibi güvenlik amaçlı kullanıldığı belirtilirken, bu teknolojinin erişilebilirliğinin azalmasının riskleri artırabileceği vurgulandı.
ABD Enerji Derneği’nin temsilcisi olarak görev yapan bir yetkili, doğal gaz şirketlerinin faaliyetlerini yürüttüğü bölgelerde kullanılan 55 pound ağırlığındaki termal görüntüleme ve LiDAR özellikli dronların kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Bu tür dronların, enerji altyapısının korunması ve acil durum müdahaleleri gibi hayati görevlerde kullanıldığı vurgulandı.
New York Eyaleti Polisi Michael W. Deyo, ABD’nin yerel yönetimlerin ihtiyaç duyduğu dronlara erişimini kolaylaştırmak için gümrükten muafiyetler sağlanması veya onarım parçalarına erişimin mümkün kılınması gerektiğini önerdi.
Eleştirmenler, Trump’ın uygulamasının kamu güvenliğini riske attığını ve beklenenden daha kötü sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarını sürdürüyor. Ayrıca, termal görüntüleme özelliklerine sahip dronlara erişimin kısıtlanmasının, acil durumlarda kullanılabilecek teknolojinin kaybedilmesi anlamına gelebileceği belirtiliyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın