Son Dakika
Rusya, NASA astronotu Anil Menon ve iki kozmonotu Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderdi.
Uzay

Rusya, NASA astronotu Anil Menon ve iki kozmonotu Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderdi.

21 Temmuz 2026 · 7 dk okuma · 2 görüntülenme · Yıldız Avcısı

Uluslararası Uzay İstasyonu’na Yeni Mürettebat

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), üç yeni mürettebat üyesiyle güçlendi. NASA astronotu Anil Menon ve Rus kozmonotlar Pyotr Dubrov ile Anna Kikina, saat 10:47’de (Doğu Yaz Saati) (14:47 GMT; Baikonur’daki yerel saatle 19:47), Kazakistan’daki Baikonur Kozmodromu‘ndan fırlatılan bir Rus Soyuz roketi ile uzaya doğru yolculuğuna başladı.

Soyuz roketi, kalkıştan yaklaşık iki dakika sonra nominal olarak yan güçlendiricilerini ayırdı ve 2,5 dakika sonra ikinci aşaması ayrıldı. Roket, 169 kilometre (105 mil) yüksekliğe ulaştığında, üçüncü aşama orbital yörüngeye yerleşimi ve ayrılması yaklaşık 8 dakika 46 saniye sonra tamamlandı. Bu sayede Rusya’nın Soyuz MS-29 uzay aracı ve mürettebatı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) doğru yola çıktı.

Mürettebat, sadece iki yörünge sonra ISS’ye ulaştı ve 17:52’de (Doğu Yaz Saati) (1752 GMT), Akdeniz üzerinde 418 kilometre (260 mil) yükseklikteki üssle kenetlenerek başarıyla bağlandı. NASA yetkilileri, kurumun yayınladığı canlı yayında bu bilgiyi paylaştı.

Canlı yayın, Soyuz ile ISS arasındaki geçitlerin açılmasından önce, saat 19:30’da (Doğu Yaz Saati) (1930 GMT) yeniden başlayacak ve geçişin yaklaşık 19:55’te (Doğu Yaz Saati) (1955 GMT) tamamlanması bekleniyor.

Bu olay, insanlığın uzayı keşfetme çabalarının bir dönüm noktası. İlk yapay uydunun fırlatılması olan Sputnik’ten bu yana, 1969’daki Ay görevleri ve Hubble Uzay Teleskobu gibi kilometre taşlarına kadar, insanlık sürekli olarak sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Bu yeni mürettebatın ISS’ye gelişi de, uluslararası işbirliğinin ve bilimsel ilerlemenin bir örneği.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) Yeni Ekip

MS-29 göreviyle birlikte Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapan astronot sayısının yediye yükselmesi bekleniyor. Mevcut mürettebat arasında NASA’dan Jessica Meir, Jack Hathaway ve Chris Williams, Avrupa Uzay Ajansı’ndan (ESA) Sophie Adenot ile Rus uzay ajansı Roscosmos’tan Sergey Kud-Sverchkov, Sergei Mikaev ve Andrey Fedyaev bulunuyor.

Bir roket, zümrüt yeşili bir gökyüzüne doğru fırlıyor

Anil Menon, NASA’nın 23. grup astronot adayı olarak seçildiği Aralık 2021’den beri ilk kez uzaya gidecek bir isim. Eşi Anna Menon ise Eylül 2025’te seçilen sonraki astronot adayı grubunun (24. grup) bir üyesi. Bu, NASA’nın kadın astronotlara olan bağlılığının ve uzay keşfinin geleceği için önemli bir gösterge.

Anna Menon daha önce de uzaya gitmişti, ancak bu NASA ile değil. Eylül 2024’te SpaceX’de çalışırken, şirketin Polaris Dawn göreviyle Dünya yörüngesine gitti. Jared Isaacman tarafından finanse edilen ve yönetilen bu beş günlük uçuşta, ilk ticari uzay yürüyüşü gerçekleştirildi ve 870 mil (1.400,7 kilometre) yüksekliğe ulaşıldı; bu, daha önceki tüm mürettebatlı Dünya yörüngesi görevlerinden daha yüksekti. Bu başarı, özel sektörün uzay keşfine olan katkısının ve gelecekteki potansiyelinin altını çiziyor.

Anil Menon da SpaceX’te çalışmış bir isim; şirketin ilk uçuş cerrahı olarak görev yapmıştı. Bu deneyimi, ISS mürettebatının sağlığı ve güvenliği açısından kritik öneme sahip.

Dubrov ve Kikina için bu ikinci uzay görevi. Dubrov, 2021’in Nisan ayından 2022’nin Mart ayına kadar ISS’de yaşamıştı; Kikina ise beş ay boyunca istasyonda kalmıştı (2022’nin Ekim ayından 2023’ün Mart ayına kadar). Bu deneyim, ISS’deki operasyonlar ve yaşam koşulları hakkında önemli bir bilgi birikimi sağlıyor.

Rus Astronot Kikina ve Ekibi Uluslararası Uzay İstasyonu’na Doğru

Kikina, Rusya’nın aktif astronot kadrosundaki tek kadın olarak, daha önce SpaceX’in Crew-5 görevi ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) gidip gelmişti. Bu önemli bir dönüm noktasıydı: Kikina, ilk kez bir Rus vatandaşının özel bir ABD uzay aracıyla uçması ve aynı zamanda 2002 yılının Aralık ayından bu yana ilk Rus kozmonotunun herhangi bir Amerikan uzay aracına binmesi anlamına geliyordu. O zamanlar, Valery Korzun ve Sergey Treshchov’un Uzay Mekiği Endeavour ile Dünya’ya geri dönmeleri, uzay keşiflerinde uluslararası işbirliğinin önemli bir örneğini oluşturmuştu.

MS-29 göreviyle Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidecek olan üç kişilik ekip, yaklaşık sekiz ay boyunca istasyonda yaşayıp çalışacak. Menon, bu süre zarfında çok çeşitli bilimsel deneylere katılacak.

Beyaz uzay giysileri giymiş iki erkek ve bir kadın astronot, resmi bir portre için poz veriyor

“Menon, yüksek performanslı bilgisayarlar, yapay zeka ve geliştirilmiş tıbbi cihazlar için gerekli olan bileşenlerin büyük ölçekli üretimini sağlamak amacıyla, uzayda yarı iletken kristallerin üretim süreçlerini iyileştirmeye yönelik araştırmalara devam edecek” denildi. NASA yetkilileri, 9 Temmuz tarihli basın açıklamasında bu bilgiyi paylaştı.

“Menon ayrıca, gelecekteki uzay görevlerinde Dünya’dan tıbbi destek ihtiyacını ortadan kaldırabilecek, artırılmış gerçeklik ve yapay zeka yöntemlerini kullanarak ultrason incelemeleri yapacak” ifadelerine de yer verildi.

Not: Bu haber, başarılı yanaşma haberiyle 13:55 ET saati itibarıyla güncellenmiştir.

Düşüncelerinizi paylaşın

Yorum yapmadan önce lütfen profil adınızı doğrulayın

Lütfen çıkış yapın ve tekrar giriş yapın, ardından profil adınızı girmeniz istenecektir.

Uzay Keşifleri ve Teknolojide Yeni Gelişmeler

Michael Wall, Space.com’un Uzay Uçuşları ve Teknoloji Editörü olarak 2010 yılında göreve başlamıştır. Kariyerine bilim yazarı olmadan önce, herpetolog (sürüngenler konusunda uzman) ve yaban hayatı biyoloğu olarak çalışmıştır. Michael Wall, “Out There” adlı, uzaylı yaşam arayışı üzerine yazdığı kitabı 13 Kasım 2018’de yayınlanmıştır. Bu eser, insanlığın evrendeki yerini sorgulayan önemli bir çalışmadır.

Michael Wall’un çalışmaları, uzay araştırmalarının önemini vurgulamaktadır. Uzay keşifleri, sadece bilimsel merakımızı gidermekle kalmayıp, aynı zamanda teknolojik ilerlemelere de yol açmaktadır. Örneğin, Apollo görevleri sırasında geliştirilen birçok teknoloji, günümüzde hala kullanılmakta ve hayatımızın farklı alanlarında bize fayda sağlamaktadır. Bu tür projeler, insanlığın sınırlarını zorlamasına ve yeni ufuklara yelken açmasına olanak tanımaktadır.

Michael Wall’un uzmanlık alanları arasında insanlı ve insansız uzay uçuşları, askeri uzay faaliyetleri ve dış gezegenler bulunmaktadır. Ayrıca, uzayla ilgili sanatsal çalışmaları da takip etmektedir. Michael Wall’un kariyerine ışık tutan bir diğer önemli nokta ise, Avustralya’daki Sydney Üniversitesi’nden evrim biyolojisi alanında doktora derecesi almasıdır. Aynı zamanda, Arizona Üniversitesi’nden lisans derecesi ve Kaliforniya-Santa Cruz Üniversitesi’nden bilim yazarlığı konusunda yüksek lisans sertifikası bulunmaktadır.

Michael Wall’un en son projeleri hakkında bilgi edinmek için, Twitter hesabını takip edebilirsiniz. Bilim dünyasına katkılarıyla tanınan Michael Wall, uzay araştırmalarının geleceği için önemli bir figürdür. Onun çalışmaları, insanlığın evrenle olan bağını güçlendirmeye ve yeni keşiflere yol açmaya devam edecektir.

Kaynak: Space

Paylaş