Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS): İnsanlığın Uzaya Yaptığı En Büyük Girişim
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), insanlık tarafından uzayın yörüngesine yerleştirilen en büyük yapı olan, çok uluslu bir inşaat projesidir. Ana yapısının inşası 1998 ile 2011 yılları arasında tamamlanmış olsa da, istasyon sürekli olarak yeni görevler ve deneylerle geliştirilmeye devam etmektedir. İstasyon, 2 Kasım 2000’den beri sürekli olarak insanlı bir şekilde yörüngede bulunmaktadır.
ISS, tek bir ülkeye ait değildir ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından “ortak bir program” olarak tanımlanmaktadır; bu programda Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Kanada ve Japonya yer almaktadır. NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu Dış Entegrasyon Ofisi’nin verilerine göre, ISS’nin işletilmesi her yıl yaklaşık 3 milyar dolara (yaklaşık 80 milyar TL) mal olmaktadır; bu da NASA’nın insanlı uzay uçuşları bütçesinin yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır.
ISS’ye 15 farklı ülke katkıda bulunmaktadır. NASA (Amerika Birleşik Devletleri), Roscosmos (Rusya) ve Avrupa Uzay Ajansı, uzay istasyonunun ana ortaklarıdır ve en büyük finansal desteği sağlayanlerdir. Japon Havacılık Keşif Ajansı ve Kanada Uzay Ajansı da diğer önemli ortaklardır. Axiom Space adlı özel bir şirket aracılığıyla, zaman zaman özel astronotlar da yörüngedeki bu karmaşık yapıda çalışmalar yürütmektedirler; ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri gibi diğer ülkelerden de astronotlar ISS’ye gelerek görev yapmaktadır.
[Buraya uygun bir görsel eklenebilir:
ISS canlı yayınları takip edilebilir. Bu bağlamda, NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu Dış Entegrasyon Ofisi’nin yardımcı yöneticisi Raphael Grau ile sıkça sorulan bazı sorular üzerine bir söyleşi yapılmıştır.
[Buraya Raphael Grau’nun fotoğrafı eklenebilir:
Raphael Grau, NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu Dış Entegrasyon Ofisi’nin yardımcı yöneticisidir. Bu görevi üstlenmeden önce, uzay istasyonunun operasyonları ve entegrasyonuyla ilgili çeşitli projelerde görev almıştır.
Soru: ISS ne kadar büyük?
Uluslararası Uzay İstasyonu Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), uçtan uca 109 metre uzunluğunda ve ziyaretçi araçları olmadan 419.725 kilogram ağırlığındadır. Güneş panelleri bile bir dönüm arazisini kaplayacak büyüklüktedir. Mürettebat için, ziyaretçi araçlarını dahil etmediğimizde, 13.696 metreküp yaşanabilir alan bulunmaktadır. İstasyon, mürettebat değişim dönemlerinde daha fazla yatak ekleyebilme imkanı sunan yedi uyku odasına, iki banyoya, bir spor salonuna ve “cupola” adı verilen, Dünya’nın 360 derecelik manzarasını sunan büyük bir panoramik pencereye sahiptir. Daha fazla bilgi için şu adresteki kılavuz bölümüne başvurabilirsiniz.
Uluslararası Uzay İstasyonu ne kadar yüksekte?

Uzay istasyonu, yaklaşık 402 kilometre (250 mil) yükseklikte Dünya yörüngesinde dönmektedir ve bu yörünge, Dünya nüfusunun %90’ından fazisini kapsar. Güneş panellerinin büyüklüğü sayesinde, yerel bir bölgenin üzerinde geçerken, alacakaranlıkta veya şafakta çıplak gözle görülebilir. Uluslararası Uzay İstasyonu’nun size yakınındaki yörünge yolunu spotthestation.nasa.gov adresinden takip edebilirsiniz.
Uluslararası Uzay İstasyonu kime ait?
Uluslararası Uzay İstasyonu tam olarak budur: uluslararası bir proje. 15 ülkeden beş uzay ajansının ortaklığıdır ve her ülke, ISS’nin farklı parçalarına katkıda bulunmuştur. Bu parçalar hala ilgili ülkenin mülkiyetindedir ve bizler de istasyonun sürekli olarak, haftanın yedi günü, günün yirmi dört saati boyunca çalışmasını sağlamak için birlikte çalışıyoruz. Uzay istasyonu, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Japonya, Kanada ve Avrupa Uzay Ajansı’nı oluşturan ülkelerin sağladığı parçalardan oluşmaktadır.
Uluslararası Uzay İstasyonunu nasıl görebiliriz?
26 Ocak 2019’da Alan Dyer tarafından çekilen Uluslararası Uzay İstasyonu’nun bir görüntüsü. (Kaynak: Alan Dyer/VWPics/Universal Images Group via Getty Images)
Uluslararası Uzay İstasyonu, ortalama 400 kilometre yükseklikte Dünya yörüngesinde dönmektedir.
Doğru ekipmanla Uluslararası Uzay İstasyonu’nun fotoğraflarını çekmek de mümkündür; rehberimiz, ISS’nin fotoğraflandırılması konusunda size yol gösterecektir.
Uluslararası Uzay İstasyonu ne kadar hızlı hareket ediyor?
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS): Dünya’dan Görüntüler ve Bilimsel Araştırmalar
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), Dünya yörüngesinde yaklaşık 90 dakikada bir dönmektedir ve hızı saatte yaklaşık 28.000 kilometreye (saatle 17.500 mil) ulaşmaktadır. Bu hızla, ISS’nin bir günde kat ettiği mesafe, Dünya’dan Ay’a gidip geri dönüş mesafesine eşdeğerdir.
Astronotlar Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) nasıl ulaşıyor?

Genellikle, ISS’de yaşayan ve çalışan yedi kişilik uluslararası bir mürettebat bulunmaktadır. Ancak, mürettebat değişimleri sırasında bu sayı değişebilir; örneğin, 2009 yılında 13 kişinin aynı anda ISS’de bulunmasıyla rekor kırılmıştır. Ayrıca, Axiom Space gibi özel şirketlerin düzenlediği görevlerle, profesyonel olmayan astronotlar da bazen ISS’ye gönderilmektedir.
ISS’de bulunan astronotlar, genellikle yaklaşık altı aylık bir süre boyunca çeşitli bilimsel deneyler yaparlar ve aynı zamanda ISS’in bakımını ve onarımını gerçekleştirirler. Çalışma saatlerinin dışında, astronotlar en az iki saat egzersiz yapar ve kişisel bakımlarını görürler. Ayrıca, zaman zaman uzay yürüyüşleri yaparlar, eğitim amaçlı etkinliklere katılırlar ve sosyal medyada güncellemeler paylaşırlar. Uzaydan ilk tweet’i atan kişi, Mayıs 2009’da bir uzay mekiğiyle görev yapan Mike Massimino’dur.
ISS’deki yatak odalarında genellikle küçük ranpavaları bulunmaktadır. Astronotlar, tercihlerine göre kendilerini bir duvara bağlayabilir veya küçük alanda serbestçe yüzebilirler. Kısa süreli ziyaretlerde bulunan mürettebat üyeleri ise, genellikle kendi uzay araçlarında veya ISS’deki boş bir yerde uyuyabilirler; ancak bu durumda bile kendilerini uzayda sabitlemeleri gerekmektedir.
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), NASA tarafından insan sağlığı alanında uzun vadeli araştırmalar için önemli bir platform olarak görülmektedir ve gelecekte insanların Ay veya Mars gibi diğer gezegenleri keşfetmelerine olanak tanıyan temel bir adım olarak kabul edilmektedir. Bu, Apollo görevlerinin 1960’ların sonlarında ve 1970’lerin başlarında insanlığın Ay’a ayak basmasını sağlamasıyla benzer şekilde, gelecekteki uzay araştırmaları için önemli bir dönüm noktasıdır.
Uluslararası Uzay İstasyonu: Bilim, Yaşam ve Bakım
Mikro yerçekimi ortamında insan vücudunda kaslar, kemikler, kardiyovasküler sistem ve gözler gibi alanlarda değişiklikler meydana gelir. Birçok bilimsel araştırma, bu değişikliklerin ne kadar şiddetli olduğunu ve geri dönüşlerinin mümkün olup olmadığını anlamaya çalışmaktadır. Astronotlar aynı zamanda kahve makinesi veya 3D yazıcılar gibi ürünleri test etmeye veya kemirgenler veya bitkiler üzerinde biyolojik deneyler yapmaya katılırlar; astronotlar bu bitkileri uzayda yetiştirebilir ve bazen bunları tüketebilirler. Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), var olan tek mikro yerçekimi laboratuvarı olarak, bugüne kadar 3.600’den fazla araştırmacının 2.500’den fazla deney yapmasına olanak sağlamıştır.
Astronotların uzayda sınırlı boş zamanları olsa da, bu zamanı genellikle pencereden dışarı bakarak, arkadaşlar ve aileleriyle konuşarak, fotoğraf çekerek veya enstrüman çalmak veya dikiş yapmak gibi hobilerle geçirirler. Örneğin, Mark Kelly adlı bir astronot, 2016 yılında ISS’de yer kontrol ekibine şaka yapmak için goril kostümü giymişti. Bu durum, Apollo görevleri sırasında astronotların yaşadığı benzer anları akla getirmektedir; o zamanlar da astronotlar, uzay aracının sınırlı ortamında eğlenceli ve yaratıcı yollar bulmaya çalışıyorlardı.
NASA astronotu Jessica Meir, VEG-04B uzay tarımı projesi kapsamında ISS’de Mizuna hardal yapraklarını kesmektedir. (Kaynak: NASA)
Ekip üyelerinin sorumlulukları sadece bilimsel araştırmalarla sınırlı değildir; aynı zamanda istasyonun bakımını da sağlamak zorundadırlar. Bazen bu, onarımlar yapmak için uzay yürüyüşlerine çıkmayı gerektirebilir. Zaman zaman, bu onarımların acil olması gerekebilir; örneğin, amonyak sisteminin bir parçası arızalandığında, bu durum birkaç kez yaşanmıştır. Uzay yürüyüşü güvenlik prosedürleri, 2013 yılında yaşanan ve astronot Luca Parmitano’nun kaskının uzay istasyonunun dışında çalışırken suyla dolması sonucu potansiyel olarak ölümcül bir olaydan sonra değiştirilmiştir.
Uluslararası Uzay İstasyonu ne kadar büyüktür?
Uluslararası Uzay İstasyonu: Evden Çok Daha Fazlası
Uluslararası Uzay İstasyonu, büyük güneş panelleriyle birlikte, bir Amerikan futbol sahasının alanını kaplamakta ve 419.725 kilogram (925.335 lbs) ağırlığındadır; bu ağırlık, ziyaretçi araçları hariçtir. İstasyonda, geleneksel bir altı yatak odalı evin sahip olduğu yaşam alanından daha fazla yer bulunmaktadır ve ayrıca iki banyo, spor imkanları ve 360 derecelik bir panoramik pencereye sahiptir. Astronotlar, istasyonun yaşam alanını bazen bir Boeing 747 jumbo jetinin kokpitiyle karşılaştırmaktadır.

Rus kozmonotu Anton Şkaplerov (solda), Rusya’nın Prichal çoklu bağlantı modülüne taktıktan sonra bir konteyneri fırlatmaktadır (sağ alt köşede, uzaya doğru süzülmektedir). (Görsel: NASA TV)
Uluslararası Uzay İstasyonu’nun İnşası
Uluslararası Uzay İstasyonu, parçalar halinde uzaya taşınmış ve astronotların açık uzay yürüyüşleri ve robotik sistemler kullanılarak yörüngede aşama aşama inşa edilmiştir. Çoğu görevde, daha ağır parçaların yukarı taşınması için NASA’nın uzay mekiği kullanılmıştır; ancak bazı modüller tek kullanımlık roketlerle fırlatılmıştır. ISS, yaşam alanları ve laboratuvarlar içeren modülleri ve bağlantı düğümlerini, yapısal destek sağlayan dış iskeleleri ve güç sağlayan güneş panellerini içermektedir.
İlk modül olan Zarya, 20 Kasım 1998’de bir Proton roketiyle uzaya gönderilmiştir. İki hafta sonra, STS-88 görevi kapsamında NASA’nın Unity/Node 1 modülü fırlatılmıştır. Astronotlar, bu iki parçayı birbirine bağlamak için STS-88 görevinde açık uzay yürüyüşleri gerçekleştirmişlerdir; daha sonra istasyonun diğer parçaları roketlerle veya uzay mekiği kargo bölmesinde taşınmıştır. Diğer önemli modüller ve bileşenler arasında şunlar bulunmaktadır:
İskeleler, hava kilitlemeleri ve güneş panelleri (ISS’nin ömrü boyunca aşamalı olarak fırlatılmıştır; yeni ticari uzay araçları için 2017 yılında bağlantı adaptörleri fırlatılmıştır)
Zvezda (Rusya; 2000 yılında fırlatılmıştır)
Destiny Laboratuvar Modülü (NASA; 2001 yılında fırlatılmıştır)
Bu, Apollo programının ilk insanlı Ay görevine benzer bir başarıdır. Her iki proje de uluslararası işbirliğini ve teknolojik ilerlemeyi temsil etmektedir.
Uluslararası Uzay İstasyonu: Bir Bilim ve Mühendislik Harikası
Kanadarm2 robot kolu (CSA; 2001’de fırlatıldı). Başlangıçta yalnızca uzay yürüyüşleri ve uzaktan kontrollü onarımlar için kullanılıyordu. Günümüzde, diğer limanları kullanamayan kargo gemilerinin Uluslararası Uzay İstasyonu’na yanaşması için de düzenli olarak kullanılmaktadır.

Harmony/Node 2 (NASA; 2007’de fırlatıldı)
Columbus yörünge tesisi (ESA; 2008’de fırlatıldı)
Dextre robot kolu (CSA; 2008’de fırlatıldı)
Japon Deney Modülü veya Kibo (2008-09 yılları arasında aşamalı olarak fırlatıldı)
Cupola penceresi ve Tranquility/Node 3 (2010’da fırlatıldı)
Leonardo Çok Amaçlı Modül (ESA; 2011 yılında kalıcı ikametgah olarak gönderildi, ancak daha önce de istasyona kargo taşımak için kullanılmıştır).
Rusya’nın Nauka (Çok Amaçlı Laboratuvar Modülü), Zvezda servis modülüne yanaştıktan sonraki hali. (Görsel: NASA)
Uzaydaki Rekorlar
Uluslararası Uzay İstasyonu, mürettebat açısından da önemli kilometre taşlarına sahip olmuştur:
- Amerikalı bir astronotun uzayda geçirdiği en uzun süre: 371 gün, bu rekor 2022-2023 yıllarında NASA astronotu Frank Rubio tarafından kırılmıştır.
- Bir kadının tek bir görevde geçirdiği en uzun süre: 328 gün, bu rekor Amerikan astronotu Christina Koch’un 2019-20 görevi sırasında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda elde edilmiştir.
- Bir kadının uzayda geçirdiği toplam en uzun süre: Yine Peggy Whitson, kariyeri boyunca 675 günün çoğunu uzayda geçirmiştir.
- Aynı anda uzayda bulunan en çok kadın sayısı: Bu rekor, Nisan 2010’da iki farklı görevden gelen kadın astronotların Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bir araya geldiği zaman gerçekleşti. Bu gruba, uzun süreli bir görevi için Soyuz uzay gemisiyle gönderilen Tracy Caldwell Dyson ve NASA astronotları Stephanie Wilson ile Dorothy Metcalf-Lindenburger ve Japonya’dan Naoko Yamazaki dahil idi; bu kadınlar, kısa süreli STS-131 görevinde Uzay Mekiği Discovery ile gelmişlerdir.
Bu başarılar, Apollo programının insanlığın Ay’a ayak basma hayalini gerçeğe dönüştürmesi gibi, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun da uluslararası işbirliğinin ve bilimsel ilerlemenin bir sembolü olduğunu göstermektedir.
Uzay Keşiflerinin Rekorları ve İlginç Detaylar
NASA’nın STS-127 görevinde, Endeavour uzay mekiğiyle gerçekleştirilen seferde 13 kişi aynı anda uzayda bulunarak bu alandaki rekoru kırdı. Bu sayı, daha sonraki bazı görevlerde de eşitlenmiştir.

STS-102 görevi sırasında gerçekleştirilen 8 saat 56 dakikalık tek bir uzay yürüyüşü, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) inşası için önemli bir kilometre taşıydı. NASA astronotları Jim Voss ve Susan Helms bu tarihi yürüyüşe katıldı. Bu rekor, uzay istasyonlarının karmaşık yapısının ve astronotların bu yapı üzerindeki çalışmalarının ne kadar titizlikle planlandığını gösteriyor.
Rusya’nın Expedition 54 görevi sırasında gerçekleştirilen 8 saat 13 dakikalık uzay yürüyüşü, ISS’deki bir antenin onarımı için yapıldı. Bu görevde yer alan Rus astronotlar Alexander Misurkin ve Anton Shkaplerov, uzay teknolojilerindeki işbirliğinin önemini vurguluyor.
Elizabeth Howell (she/her), 2022 ile 2024 yılları arasında Space.com’da Kanada uzay haberleri konusunda uzmanlaşmış bir yazardı.
Hesabınızla İlgili İşlemler
Zaten bir hesabınız var mı? Giriş yapın.
Bu sayfa, yetkilendirme işlemi tamamlandıktan sonra otomatik olarak kapanacaktır.
Kişisel Bilgileriniz
Aşağıdaki bilgilerinizi güncelleyin…
Bilgilendirici Olmak İstiyor Musunuz?
Future ve ortaklarından yeni quizler, kampanyalar hakkında bilgilendirilmek ister misiniz?
Mobil Numaranızı Doğrulayın
Doğrulama kodu aşağıdaki numaraya gönderildi:
Mobil Numaranızı Güncelleyin
Yeni bir mobil numara girebilirsiniz. Sağladığınız telefona bir doğrulama kodu gönderilecektir.
embed-reactions.hint_heading

embed-reactions.hint_subheading
E-posta Adresinizi Doğrulayın
Doğrulama kodu aşağıdaki e-posta adresine gönderildi:
E-posta Adresinizi Güncelleyin
Yeni bir e-posta adresi girebilirsiniz. Sağladığınız adrese bir doğrulama kodu gönderilecektir.
Kullanıcı Adı Oluşturun
Bu, herkese açık olarak görülebilir, bu yüzden hoşunuza giden bir şey seçin!
Şifrenizi sıfırlayın
Lütfen e-posta adresinizi aşağıya girin. Eğer sistemimizde kayıtlı bir adres ise, şifrenizi sıfırlamanıza olanak tanıyan bir kod içeren bir e-posta size gönderilecektir.
Gelen kutunuzu kontrol edin.
Eğer e-posta adresiniz sistemimizde bulunuyorsa, önümüzdeki birkaç dakika içinde, şifrenizi sıfırlamak için gereken kodu içeren bir e-postayı almanız gerekir. Bu kodu aşağıya girerek şifrenizi sıfırlayabilirsiniz.
Bu tür bir otomatik şifre sıfırlama sistemi, uzay keşiflerinin erken dönemlerinde bile kullanılıyordu. Örneğin, Apollo görevleri sırasında, astronotların iletişim sistemlerindeki sorunları gidermek için benzer otomatik teşhis ve düzeltme mekanizmaları kullanılıyordu. Bu sistemler, mühendislerin ve bilim insanlarının, karmaşık ekipmanlardaki hataları hızlı bir şekilde tespit etmelerine ve çözümler üretmelerine olanak sağlıyordu. Tıpkı günümüzde kullandığımız bu otomatik şifre sıfırlama sistemleri gibi, o dönemdeki sistemler de güvenilirliği ve verimliliği artırmak için tasarlanmıştı.
Kaynak: Space