Marka ve genç nesil arasındaki ilişki, son yıllarda kampanya, influencer ve trend takibi üzerinden sürdürülse de bugün başarıyı yakalayan kurumlar farklı bir yol izliyor. Genç Nesi (Gen Z) yaratım sürecinin en başından itibaren bir paydaş olarak konumlandıran markalar, ikna etmeye çalışmak yerine katılıma davet ederek bu kuşağın beklentilerine yanıt veriyor. Bu yaklaşımın detayları, Coach’ın pazarlama müdürü Joon Silverstein ve United Talent Agency’nın Next Gen başkanı Ziad Ahmed’in katıldığı bir panelde masaya yatırıldı.
Tartışmayı Fast Company’ın kıdemli yazarı Elizabeth Segran moderasyonunda gerçekleştiren konuşmacılar, genç neslin “katılımı iknadandan üstün tutan” bir nesil olduğunu vurguladı. Katılımcılar, markaların yazarlık (authorship) anlayışını yeniden düşünmesi, kültürel itibar kazanması ve giderek parçalanmış bir dikkat ekonomisinde yankı uyandıracak çalışmalar üretmesi gerektiğini belirtti.
Katılım, İkna Etmekten Önce Önemli
Panelde öne çıkan temel fikir, markaların genç nesli yalnızca bir hedef kitle olarak değil, üretim sürecinin bir parçası olarak görmesi gerektiği yönündeydi. Konuşmacılar, yıllardır denenen klasik yaklaşımların—kurgulanmış kampanyalar, meşhur isimlerle yapılan işbirlikleri ve sürekli değişen trendlerin peşinden koşmak—artık yeterli olmadığını savundu. Bunun yerine, genç neslin fikirlerine baştan dahil edilmesi, onlara sahiplenme hissi yaratıyor.
Ziad Ahmed, United Talent Agency’nın Next Gen başkanı ve ZCON’un kurucusu olarak, genç neslin kendi hikayelerini anlatma isteğine sahip olduğunu ifade etti. Bu kuşak, markalardan onlara ne istediklerini söylemesini değil, fikirlerini duymak ve bu fikirlerin bir parçası olmalarını bekliyor. Joon Silverstein ise Coach’ın pazarlama müdürü olarak, bu yaklaşımın yalnızca bir pazarlama stratejisi değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Genç nesil, ikna edilmesini değil, dahil edilmesini istiyor. Markaların bu kuşağa güvenmesi ve onları yaratım sürecine açması, uzun vadede kültürel bir itibar oluşturuyor.
Panelde konuşan yetkililer
Bu görüş, markaların genç nesille kurduğu bağın artık tek yönlü bir iletişim değil, karşılıklı bir diyalog olması gerektiğine işaret ediyor. Katılımcılar, parçalanmış dikkat ekonomisinin ortasında, markaların dikkati kazanmanın pahalı reklamlarla değil, anlamlı ve katılımcı bir deneyimle mümkün olduğunu belirtti.
Değerlendirmeler ve Sonraki Aşamalar
Konuşmacılar, başarılı markaların ortak yazarlık anlayışını benimseyerek genç nesle sahiplenme duygusu aşıladığını ve böylece kültürel bir konumlanma kazandığını aktardı. Bu yaklaşımın, dikkatin dağıldığı bir ortamda da daha güçlü bir etki yaratacağına dair görüş birliği oluştu.
Bu tartışmanın bir parçası olarak düzenlenen en yenilikçi şirketler ödülleri için başvurular, Pazartesi günü saat 23.59’da (Pasifik Zaman Dilimi) sona erecek. İlgilenen kurumların başvurularını bu tarihe kadar tamamlayabileceği belirtiliyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
[…] Çekebilir: Marka-Soyut Nesil İlişkisinde Yeni Paradigma: Genç Nesi Yaratım Sürecine Katmak, Onu İkna Etme… Kaynak: Roboticstomorrow ↗ 💬 SayarBilgi […]