Avrupa’nın Teknoloji Devlerine Karşı Hamlesi: Dijital Pazarlar Yasası ve Yapay Zeka Rekabeti
Avrupa Birliği, teknoloji devlerinin (Big Tech) piyasadaki hakimiyetini dengelemek amacıyla hayata geçirdiği Dijital Pazarlar Yasası’nı (DMA) vakit kaybetmeden uygulamaya koymaya başladı. Apple, Meta ve Google gibi devler, yasanın 2024 yılında yürürlüğe girmesinden bu yana ciddi para cezaları ve iş modellerini değiştirmeleri yönünde verilen sert kararlarla karşı karşıya kalıyorlar. Avrupa Komisyonu, son dönemde Google’ı özellikle Android telefonlar ve arama motoru hizmetlerinde “birlikte çalışabilirlik” ve rekabeti desteklemeye zorlayacak yeni önlemler açıkladı. Bu hamleler karşısında Google, teknolojik bağımsızlığını koruma çabasıyla bu kararları pek hoş karşılamıyor.
Yeni “teknik spesifikasyon önlemleri”, Google’ın iki ana iş alanını kapsıyor: Android telefonlar ve arama hizmetleri. Bu değişikliklerin teorik olarak rekabeti artıracağı ve kullanıcılara daha fazla seçenek sunacağı öngörülürken, Google bu durumun gizlilik ve güvenliği tehlikeye atacağını savunuyor. Ancak DMA kapsamında bir “kapı bekçisi” (gatekeeper) olarak tanımlanan Google’in, Avrupa Komisyonu tarafından ilan edilen ve yasal olarak bağlayıcı olan bu kurallara uymak dışında pek bir seçeneği bulunmuyor.
Bu durum aslında teknoloji dünyasında daha önce yaşanmış benzer mücadeleleri akıllara getiriyor. 1990’ların sonunda Microsoft’un işletim sistemi ve internet tarayıcısı üzerindeki hakimiyetine karşı yürütülen antitröst davaları, tek bir şirketin altyapı üzerinde kontrol sahibi olmasının nasıl bir “kapı bekçisi” konumuna dönüştüğünü ve bu durumun inovasyonu nasıl kısıtladığını göstermişti. Bugün Avrupa Birliği, benzer bir mantıkla dijital dünyanın yeni kapı bekçilerine karşı bariyerleri kaldırmayı hedefliyor.
Android ekosisteminde Google’ın yapması gereken temel değişiklik, rakip yapay zeka platformlarına erişimi açmak. Mevcut durumda Google’un kendi yapay zekası olan Gemini, sistem üzerinde ayrıcalıklı bir konuma sahip. Gemini, Google onaylı tüm Android telefonlarda ön yüklü olarak geliyor ve “Hey Google” komutuyla uyandığında; sistem ve uygulama otomasyonu, ekran içeriğine erişim gibi geniş yetkilere sahip oluyor.
Avrupa Komisyonu’nun resmi açıklamasında şu noktaya dikkat çekiliyor: “Üçüncü taraf yapay zeka asistanları, sunabildikleri yenilikçi hizmetler konusunda kısıtlı kalıyor ve bu durum Android cihazı olan AB kullanıcılerinin %60’ı için bu araçları daha az çekici hale getiriyor.”
Mobil yapay zekanın ne kadar “yenilikçi” olduğu tartışmaya açık bir konu olsa da, Avrupa düzenleyicileri kullanıcıların kendi seçtikleri bir yapay zeka sistemini özellik kaybı yaşamadan yükleyebilmeleri gerektiğini savunuyor. Komisyon, bu önlemlerin kullanıcı gizliliğini ve cihaz bütünlüğünü korumak amacıyla tasarlandığını belirtiyor. Ancak gerçek şu ki; üretken yapay zekalar yoğun miktarda veriyle beslenir ve telefonunuza herhangi bir asistanı dahil etmek, seçtiğiniz modelin bu verileri “tüketmesine” izin vermek anlamına gelir. Bu noktada Google’ın mevcut sistemi, en azından kullanıcıların aşina olduğu bir risk alanı oluşturuyor.
Kaynak: Arstechnica